ALTIN MADENİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMİ

ALTIN MADENİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMİ

ALTIN MADENİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMİ
ALTIN MADENİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ÖNEMİ Ataturk Haber
Bu içerik 164 kez okundu.

 

 

İnsanlık tarihi boyunca kıymetli madenleri buluncaya dek para yerine çok değişik araçlar denenmiş ve kullanılmıştır. Kıymetli madenlerin bulunuşu, ticari faaliyetlerin kolay hale gelmesine yardımcı olmuştur. Kıymetli madenler içerisinde, insanlık tarihi bakımından bulunuşu en ciddi neticeleri ortaya çıkaran maden altın icadıdır. Nesiller boyu insanlığı kendine doğru çekmiş, savaş ve barış gibi kavramları ortaya çıkarmıştır.

Güzel görüntüsünden ötürü bazen mücevherat tarzı bir eşya, rezerv aracı bakımından ötürü bazı zamanlarda külçe, takas aracı olma sebebiyle ise bazı zamanlarda para halinde bulunmuş altın, değerli madenler arasında en çok talebi edilen ve kullanımı olmaktadır. Altın madenini diğer kıymetli madenlerden ayrı bir noktaya getiren çok ciddi nitelikleri bulunmaktadır; Bunlardan birincisi, altın oksijen ile beraber reaksiyona girmemesi ve bu sebeple de paslanmamasıdır. Altın madeni özdirenç seviyesi en az olan element diyebiliriz. Bundan ötürü en az seviyede elektrik akımını dahi kayıpsız iletmektedir. Bunlardan ikincisi ise, diğer bütün metallerin arasında en hassas yani başka bir ifadeyle yumuşak olmasıdır. Bu niteliği kırılmadan çok zarif tellere ve levhalara çekilme özelliği sağlar ve en ciddi karakteri kullanımı coğrafi yerlere ve uluslara göre değişiklik gösterse de altın madenine değer katan bir özelliği de sınırlı üretilme hacmidir. Dünya üzerinde yalnızca kimi bölgelerde bulunması yer altında ve yer üstü tabaklarda sayılı yani kısıtlı bir altın madeni bulunmaktadır.

Altın Haberleri ve Fiyatı

Globalleşen dünyada emtialar ile ilgili her gün yüzlerce kaynaktan haberler yayınlanmaktadır. Ancak bu haberlerin birçoğu asılsız ve manipülatif olabilmektedir. Altın, gümüş, brent ve ham petrol haberlerini bir borsa’dan takip ederek emtia yatırımlarında bir adım önde olabilirsiniz. Bu yazının yayınlandığı tarihte Gram altın satış fiyatı 499,05 TL, çeyrek altın 814,70 TL, Cumhuriyet Altını ise 3.351 TL’dir.

Altının tarihsel sürecine bakıldığında, men edilerek, zor kullanarak, savaşarak veya herhangi bir şekilde bulmuş insanların ellerinden alınan altın, kral, prens, sultan ya da hükümet biçimlerinin hazinelerinde toplatılmış buradan da hünerli insanların kasasına doğru gitmeye başlamıştır. Zaman gelmiş büyük toprak parçaları altın ile satın alınmaya başlanmış, zaman gelmiş işten anlamayan krallar ya da padişah gibi ülkeyi yönetenler büyük servet sahibi insanlardan veya bankerlik yapan insanlardan altın ile borç istemiş ve almışlardır. Altın bu değişik şartlar sırasında kötü durumları ve mutluluğu da birlikte götürmüştür kendisiyle. Altın ile alakalı işlemler hep güvenilir yerlerde gelişme sağlamıştır.

Eski zamanlarda Grek Yolu içerisinde ticaretin merkez konumu durumuna gelen Likya kralı Krezus, krallığı döneminde hazinesini altın ile doldurmayı başarmış ve tarih sayfasında bilinen ilk defa altın parayı bastırmış ve kullanmıştır. Paleolitik çağ zamanlarında yani tahmini olarak 20 bin sene önce takı sektörünün temel taşları atılmaya başlanmıştır. Fakat gerçek manada değerli taşların ortaya çıkması M.Ö. 4 bin seneleri son zamanlarında Mezopotamya, Mısır ve Anadolu yerlerinde olmaya başlamıştır. Altın maden işçiliği Mısırlı insanların saf altını bulmasından sonra Mısır ülkesinden Arap yarımadası ve Anadolu diye tabir edilen bölgeye kadar gitmiştir. Daha sonraki yıllarda Etiyopya üzerinden Afrika kıtasının iç kesimlerine doğru yol alan altın madenciliği yeni yerlere yelken açmaya devam etmiştir. Bu gelişmeleri takip eden zamanlarda Romalı insanlar en ciddi altın üreticisi konumuna gelmiş ve Roma imparatorluğu lider konumda olduğu zamanlarda dünya altın üreticiliğinin üçte ikisini yalnız başına göğüs germiştir. Roma İmparatorluğu diye tabir edilen zirvedeki ülkenin parçalanması ile birlikte dünya altın üreticiliği uzun süreli bir duraklama dönemine adım atmış ve altın üretim yerleri ortaçağda Bizanslılar ve sırası ile Osmanlının eline geçmiştir. Zaman içinde altın merkezleri müsait ortamı ve ticari zekanın önem kazandığı merkezi yerleri takip etmiştir. Bunlar arasında Bizans başkenti Konstantinopol, Osmanlı İmparatorluğunu takip ederek İstanbul, Avrupa kıtası ve Doğu ticaretini eline alan Venedikli insanların küçük ve güvenilir merkezi Venedik, Kuzey Avrupa bölgesinin gelişmesi ile Amsterdam, Amerikan bölgesinin ele alınması ve Fransız ihtilali neticesi elit insanların ve dolayısı ile servetin yerleşik neticesi Londra ve sonunda da New York sırası ile altın merkezi olmayı başarmıştır. Altın güvenli olmayan ortamlardan, ağır vergi koşullarından, komisyon oranlarından kaçmıştır diyebiliriz. İthalat ve ihracatı sektörünün serbest olan bölgelere yönelim göstermiştir. Avrupa kıtasında uzun süren savaşların neticesi aranan güvenilir yeri ve doğal özelliklerini titizlikle hazırlanan şahsi serveti koruma yasaları ile birleşerek şahsi servetlerin güven ile durduğu yer durumuna gelen dünyanın finansal kasası Zürih de bu tabire uyan altın merkezi konumundadır. Günümüzde New York şehri, Londra ve Zürih şehirlerini örnek verebilir.

 

 Güney Afrika kıtasında senede 500 ton, Rusya ülkesinde 250 ton altın üretirler, bu tahminen toplam dünya üretim miktarının üçte biridir ve ne yazık ki ne Johannesburg ne de Moskova şehri birer altın merkezi konumundadır, hatta her iki yerde de halkın altın ticareti gerçekleştirmesi bile yasaklanmıştır. Bütün altın ticaretinin yasaklanmış olduğu diyarlarda olduğu gibi buralarda da halk içerisinde altın madeni illegal veya başka bir tabirle kaçak yollardan elden çıkarılır. Altın ticareti polis yöntemleri ve tedbirleri ile durdurulması mümkün olamaz ve bu ticareti dii, ırk, din, sınır benzeri etkenler önüne geçemez. Bir birey özel dikimle yapılmış yelek ceplerinde 40-50 kilo kadar altın madeni taşıması mümkündür ve bu oran çağımız fiyatlarıyla tahmini iki milyon dolar karşılıklı bir serveti açıklar. Altın madeni sınır tanımadan konum ve el değiştirebilir, yasaklamalar yalnızca altının bölgesel fiyatı üzerinde değişiklik arz edebilir (çoğunlukla arttırabilir). Bankacılık sisteminin gelişim göstermediği kırsal bölgelerdeki insanlar hasadın iyi olduğu senelerde elindeki parayı enflasyon durumundan korumak için altın almakta, kötü geçtiği dönemlerde de altınını bozdurarak ihtiyacını karşılamaktadır. Türkiye, Hindistan ve Ortadoğu benzeri şahsi servetlerin altın ile korunabildiği, diğer yatırım biçimlerinin gelişim göstermediği ülkelerde fiziki olarak altın maden talebi çok ciddi oranlara ulaşmaktadır, buna Ortadoğu bölgesinin geleneksel altın madeni takı alışkanlığı da eklenirse adeta bütün yeryüzü altın üreticileri bu az gelişen veya gelişmekte olan ülkeye üretim gerçekleştirmekte ve zaten az olan kaynaklar bu finansmanın bir açığı olan atıl yatırıma doğru yönelmektedir. Asırlardan beri para, mücevher ve bir değer koruma aracı olarak kullanılan olan altın, eşi benzeri olmayan bir nitelik kombinasyonu sunmaktadır. Altının en önem arz eden özelliği dış etkenlere karşı olan yüksek dayanıklılık sağlamasıdır. Önemli bir ısı ve elektrik iletim aracı olan altın madeni, kolay bir şekilde reaksiyona girmeden bir element olması için yüksek sıcaklık, rutubet ortamı ve oksijen benzeri etkenlere karşı dayanıklıdır. Demir cevheri, gümüş madeni, kum gibi bilgisayarda bulunan ışık yanılsamaları, kendi orijinal durumlarından çıkarılarak tanınamayacak kadar değişik biçimlere çevrilmesi mümkündür. Oysa bu şartlar altın madeni için bu mutlaka olanaklı değildir. Her altın madeni aynı kaliteyi yansıtmaktadır. Dünyada bulunan başka elementlerden değişik olarak, bugüne kadar çıkarılmış altının nerede ise hepsi çağımızda da kullanılmakta, bir başka deyişle varlığını sürdürebilmektedir. Bir bölümü değişik objeler biçiminde müzelerde ya da numizmatik sergilerde, başka bir kısmı ise merkez bankalarının bünyesinde varlığını devam ettirmektedir.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi