Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat yeniden gündemde… Peki bu mümkün mü?

Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat yeniden gündemde… Peki bu mümkün mü? Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "Vize serbestisi hayata geçebilir, bu bir sözdür" açıklaması ile Schengen Bölgesi'nde vizesiz seyahat etme ihtimali yeniden masaya geldi. Mülteci krizi ile gündeme gelen bu süreçte neler yaşandı? AB ne istiyor? Vizesiz seyahat mümkün mü?

Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat yeniden gündemde… Peki bu mümkün mü?
Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat yeniden gündemde… Peki bu mümkün mü?
Bu içerik 197 kez okundu.

AB ile yaşanan ilişkiler ezelden beri gelgitli havasını korurken Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 18 Ocak’ta yaptığı “vize serbestisi” açıklaması kritik konunun yeniden gündeme düşmesine neden oldu. Çavuşoğlu, “Bugün müzakereler ile ilgili ‘yeni fasıllar hemen açılabilir’ desem doğruyu söylememiş oluruz. Biz istemediğimiz için değil, Avrupa Birliği istemediği için genişleme politikaları ile ilgili sorunlar olduğu için. Ama vize serbestisi hayata geçebilir, bu bir sözdür” dedi.

MÜLTECİ KRİZİ İLE GÜNDEME GELDİ

Suriye’deki iç savaştan kaçarak, yasadışı yollarla AB topraklarına girmek isteyen mültecilerin Türkiye’yi geçiş bölgesi olarak kullandığı Mülteci Krizi’nin patlak verdiği 2013 yılında Geri Kabul Anlaşması imzalanırken bu anlaşmanın maddelerinden biri de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına kısa süreli seyahatlerde AB’ye girişte vize serbestisi uygulanmasıydı. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları her 180 günde bir 90 günlük seyahat hakkı elde edecekti.

SERBEST DOLAŞIMIN ANAHTARI: SCHENGEN
Lüksemburg'un, Schengen kasabasında 1985 yılında imzalanan Schengen Antlaşması kapsamında 26 Avrupa ülkesi yer almakta. AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda ve İsviçre de Schengen Bölgesi'nde yer alırken AB ülkeleri arasından İrlanda Cumhuriyeti, Schengen kullanmıyor. AB üyesi Hırvatistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Romanya ve Bulgaristan ise Schengen Bölgesi'ne girmek için adaylık aşamasında.

18 Mart 2016’da bu anlaşmaya bağlı Ortak Eylem Planı hayata geçerken mülteci anlaşmasında Türkiye’ye iki eşit taksit halinde 6 milyar Euro’luk finansal yardım yapılması, Türkiye vatandaşlarına AB ülkeleri için vize kolaylığı ve Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinin hızlandırılması gibi maddeler yer alıyordu. Yeniden gündeme gelen görüşmelerde olumlu bir sonuç çıkma ihtimalini Prof. Dr. Ahmet Kasım Han’a sorduk. Sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Han şunları söyledi:

“Avrupa Birliği ile yeniden bir gündem oluşturarak, aslında eski bir gündemi yeniden ön plana çıkararak bir görüşme zemini oluşturmak ve bir angajman yaratmak isteniyor. Bugünün koşullarında buna ‘faydasız’ diyemeyiz. Zira bunun gerçekçi olup olmamasından bağımsız olarak taraflar arasında bir görüşme dinamiği yaratılırsa, bu görüşme dinamiğinin oldukça uzun bir süredir donmuş ve negatif bir görüntüde olan Türkiye-AB ilişkilerini yeniden bir miktar da olsa hareketlendirme ihtimali var.”

‘GÜMRÜK BİRLİĞİ KONUSU DAHA ÖNEMLİ’

“Burada ayrıca beklentilerin ve bilgi akışının çok dikkatli yönetilmesi gerekiyor. Çünkü ‘Biz bu gündemi yeniden açtık ve yine olmadı’ diyerek bütün bir ilişkiye daha fazla zarar verecek bir noktaya gelinmesini de önlemek lazım” diyen Prof. Dr. Han, “Türkiye’nin zaten yapıcı biçimde AB ile tartışabileceği ve örtüşen çıkarları bulunan iki tane ortak konu var. Bir tanesi vize serbestisi meselesi. Diğeri ise hiç kuşkusuz kamuoyunda ‘Gümrük Birliği’nin yenilenmesi’ diye bilinen süreç” dedi.

“İkincisi, ilkine göre daha önemlidir ayrıca” diye konuşan Han, “İkincisinde AB, bugün Türkiye’nin belli kriterlerde ilerleme kaydettiğini değerlendirdiği hal ile Türkiye’yle bu görüşmeleri yapmaya hazır ve istekli olmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı resmi internet sitesinde Vize Serbestisi Yol Haritası’na yer verirken karşılanması gereken 72 kriterin;

Belge GüvenliğiGöç YönetimiKamu Düzeni ve GüvenliğiTemel HaklarDüzensiz Göçmenlerin Geri Kabulü

temalarından oluştuğunu belirtiyor.

Bu 72 kriterden şu ana kadar 67’si yerine getirilirken geriye 5 kritik madde kaldı. Söz konusu 5 madde ise şöyle:

AB tavsiyeleri doğrultusunda, yolsuzluğun önlenmesi için tedbirlere geçilmelidir.AB standartlarına uygun kişisel verilerin korunmasına ilişkin ulusal mevzuatın uyumlaştırılması gerekmektedir.Europol ile bir anlaşma yapılması gerekiyor.Türkiye’nin cezai konularda bütün AB üyeleri ile çalışması gerekiyor.Türkiye’nin Avrupa standartlarıyla uyumlu olan terör yasalarını yerine getirmesi gerekmektedir.

‘BANKER BİLO’DAKİ GİBİ…’

Prof. Dr. Han bu noktada “AB muhtemelen aynı konuları gündeme getirecektir” diyor. Han ayrıca, “Kabul merkezi orası olduğu için Banker Bilo’daki gibi ‘Bakın biz bunları yapmadık ama sorun bakalım niye yapmadık’ diyip yapmamakta çok haklı olduğumuzu ileri sürecek tezler -bu tezlerin haklılığından veya haksızlığından bağımsız olmak kaydıyla- karşı tarafın bizi teyit etmesiyle sonuçlanacak gibi durmuyor” ifadelerini kullanmakta.

ERDOĞAN DA VURGULADI

2021’in ilk günlerinde konuya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan da Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanması ve üyelik müzakerelerinde adım atılması gerektiğini bildirmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi, istişare mekanizmalarının yeniden işletilmesi, komşudan öte müzakere sürecindeki aday ülke olan Türkiye'ye yönelik dışlayıcı, ayrımcı eylem ve söylemlere son verilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

80 EURO
Her Schengen Vizesi başvurusu için aracı kurumlara ödenen hizmet bedelleri haricinde 80 Euro ödemek durumunda kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları serbest dolaşım hakkı ile bu ücreti ödemek durumunda kalmayacak.

Mutabakat uyarınca Türkiye'ye vize muafiyeti hakkı tanıması konusunda görüşmelerin sürdüğü Europol anlaşması dışında kalan maddelerde ilerleme sağlanmazken Türkiye, Şubat 2020’de 5 AB üyesi ülke ve Brexit aşamasındaki Birleşik Krallık vatandaşlarına vize serbestliği tanıma kararı almıştı.

ʻʻ
Avrupa Birliği Schengen bölgesi üyelerinden Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık vatandaşlarına, 2 Mart 2020 tarihinden itibaren Türkiye'ye gerçekleştirecekleri turistik amaçlı seyahatlerinde her 180 günde, 90 gün süreyle vize muafiyeti sağlanması kararlaştırılmıştır.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy

 

Aksoy yaptığı yazılı açıklamada ise “Bu adımla, anılan ülkelerle turizm potansiyelimizin artırılmasının yanı sıra ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi amaçlanmaktadır” dedi ancak pandemi evdeki hesapları turizm konusunda suya düşürdü.

MERKEL: ‘POZİTİF BİR GÜNDEM İSTİYORUZ’

Ekim 2020’de AB Liderler Zirvesi’nde konuşan Angela Merkel de “Türkiye ile pozitif bir gündem istiyoruz. Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok sık görüştüm. İlişkilerde, pozitif bir gündem iki tarafın da çıkarına. Aralık ayında vize serbestisi konusu görüşülecek” demişti. Merkel, Türkiye’nin AB’nin komşusu ve NATO üyesi olduğuna işaret ederken, vize serbestisi konusunun aralık ayına kadar “sağlam bir şekilde çalışılması gerektiğinin” de altını çizmişti.

Bu noktada ilişkilerin dinamiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, “Buradaki dinamik çok basit. Bunun için sosyal bilimci olmak gerekmiyor. Karşınızda bir merci var. Sizin istediğiniz onda. Kararı orası verecek. Bu kararı vermek için kriter koymuşlar. Bu kriterleri kabul edip etmeme yetkisi de tek taraflı olarak onlarda. Dolayısıyla sizin kendinizi anlatmanız önemlidir ama ‘Siz bunları hiç yerine getirmemişsiniz ki’ diyen bir tarafa zorla kendinizi kabul ettirmek de mümkün değil. Haklı veya haksız olmanızdan bağımsız bir konu.

İlginizi ÇekebilirBakan Çavuşoğlu: Vize serbestisi hayata geçebilirBakan Çavuşoğlu: Vize serbestisi hayata geçebilir

Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni ve Geri Kabul Anlaşması 16 Aralık 2013’te imzalanırken o kritik güne dönüş yapmak gerekirse şu söylemler dikkat çekiyor. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Önümüzde üç aşama var. Birincisi bugünden başlayacak olan psikolojik devrim aşamasıdır. Algılar değişecek, vize serbestisi ile Türkiye ve AB halkları arasında iletişimde yeni dönem başlayacak. İkinci aşamada, önümüzdeki 3-3,5 yıl boyunca kurumlar arasındaki çalışmalar hızlanacak ve kapasitemiz artacak. En önemlisi ise uzun vadede Türkiye ve Avrupa halkları, yoğun bir etkileşim içine girecekler” demişti.

Törende konuşan AB İçişleri Komiseri Cecilia Malmström ise Türkiye ile AB arasındaki işbirliği için önemli bir adım atıldığını belirterek, “Paralel olarak iki önemli girişim başlatıyoruz ve böylece halklarımızı birleştiriyor, karşılıklı güven inşa ediyoruz. Bunların ikili ilişkilerimize son derece önemli etkileri olacak ve vatandaşlarımız bunun pozitif etkilerini yakın dönemde görebilecekler” ifadelerini kullanmıştı.

Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahat yeniden gündemde… Peki bu mümkün mü?
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi