4 soruda hamsi yasağı: Kurtarabilecek miyiz?

4 soruda hamsi yasağı: Kurtarabilecek miyiz? Vatandaşlar için önemli bir gıda kaynağı olan hamsi bu sefer yasakla gündeme geldi. Bu türde yasak Cumhuriyet tarihinde bir ilk. Peki bu aşamaya nasıl gelindi? Hamsinin geleceği ne olacak?

4 soruda hamsi yasağı: Kurtarabilecek miyiz?
4 soruda hamsi yasağı: Kurtarabilecek miyiz?
Bu içerik 48 kez okundu.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından alınan karar sonucu Karadeniz'de hamsi avı 10 günlüğüne yasaklandı. Avcılık sezonunda alınan bu kararın sebebi avlanan hamsilerin boy uzunluğunun yasal sınırın altında olmasına dayanıyor. Hamsi balığı için yasal sınır 9 santimetre. Bu sezon tezgahlardaki hamsilerin ise oldukça küçük olduğu gözleniyor.

Kararın tek sebebi boy uzunluğu değil. Asıl amaç hamsi popülasyonunu korumak. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü'nün kararında, mevcut durumun gelecek yılların hamsi stoklarına olumsuz etki etmemesi için böyle bir karar alındığı vurgulanıyor. Ayrıca hamsi biyolojisinde düzenleme olmaması halinde hamsi avcılığının 10'ar günlük periyotlarla tekrar durdurulması gündemde. Karar Türkiye balıkçılık tarihi açısından da av sezonunda alınması sebebiyle farklı bir anlam taşıyor.

Peki ne oldu da bu noktaya geldik? Hamsi avlama yasağını ve hamsinin akıbetini İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinden Dr. Taner Yıldız ve 50 yıllık balıkçı İlyas Torlak'a sorduk.

1) BU KARAR NE ANLAM İFADE EDİYOR?

Dr. Taner Yıldız ve balıkçı İlyas Torlak'a yönelik ilk sorumuz “Bu önlem hamsinin geleceğini kurtarır mı?” oldu. İki isim de kararı olumlu değerlendiriyor. Taner Yıldız, “Bu önemli bir karardır. Balık stokları her zaman kondisyonlarını uzun süre sürdüremeyebiliyor. Bazen böyle sıkıntılar yaşanabiliyor. Gördüğümüz kadarıyla Tarım Bakanlığı bir çalışma yapmış ve bu çalışmanın sonucunda bir karar almış. Bu da ülkemizdeki balıkçılık açısından önemli bir karar” görüşünde.

Dr. Öğr. Üyesi Taner Yıldız

Balıkçı İlyas Torlak ise bir balık neslinin avcılık sezonunda bu şekilde koruma altına alınmasının Cumhuriyet tarihi açısından ilk olduğunu söylüyor. “Devletin böyle bir teşebbüse girişmesi olumlu bir gelişme” diyen Torlak, “Biz isteriz ki bu sadece hamsi avcılığıyla sınırlı kalmasın, bütün balık türleri için geçerli olsun. Eğer balığın üreme ve avlanma boyunda bir sıkıntı varsa bunun önüne geçilsin. Her zaman böyle kararlar gündeme gelsin. Böyle kısa süreli değil uzun süreli olsun” ifadelerini kullanıyor.

Taner Yıldız ve İlyas Torlak'a göre karar olumlu ancak hamsinin geleceğini kurtarmak açısından yeterli değil. Bakanlığın aldığı bu kararın devamlılık arz etmesi ve korumanın sürdürülebilir olması büyük önem taşıyor.

İlginizi ÇekebilirKaradeniz'de hamsi avına yasak getirildiKaradeniz'de hamsi avına yasak getirildi

2) NE OLDU DA BU NOKTAYA GELDİK?

Türkiye balıkçılığında problemler uzun yıllardır sektör temsilcileri tarafından tartışılıyor. Endüstriyel balıkçılığın sürekli büyümesi ve denizlerde yarattığı av baskısı balık popülasyonlarını etkiliyor. Taner Yıldız, aşırı avlanmanın etkisine dikkat çekiyor: “Geçmiş yıllarda yapılan hataların sonuçlarını görüyoruz. Aşırı avcılık balıklarda ortalama boyun düşmesine de neden oluyor. Bunun bilimsel kanıtları da var” diyor. Yıldız'a göre bir diğer sebep ise hamsinin beslendiği türlerdeki olası değişiklikler. Yıldız, Karadeniz ekosistemindeki değişikliklerin de balıkçılığı etkilediğini söylüyor.

Bakanlığın hamsi boylarının çok küçük olduğunu tespit etmesi sonucu böyle bir karar aldığını belirten Yıldız’a göre bir başka sorun ise iklim krizi.

ʻʻ
Hamsi su sütununda yaşayan bir türdür. Dipte yaşamaz. Büyük sürüler oluşturur. Çok başka balık veya hayvansal organizma yemez. Suyun içinde var olan ama bizim gözle göremediğimiz planktonlarla beslenir. Bu türler üzerinde bazı faktörler de var. Bu aralar mevsim sıcaklığı da çok yüksek gittiği için su sıcaklığı da otomatik olarak etkileniyor. Bunun da büyük bir payı olabilir. Ancak net olarak anlamak için bu konuda kapsamlı çalışmalar yapılması gerekiyor.

“Bu yıl ağız tadıyla hamsi yiyemedim”

Ömrünün büyük çoğunluğunu denizlerde geçirmiş olan İlyas Torlak, bu sezon sadece bir defa istediği boyutta hamsi yiyebildiğini söylüyor. Sektörün yüzde 80 oranında bu kararı desteklediğini belirten Torlak, denizde eğer bir balık varsa bunun on katını avlayabilecek büyüklükte bir avcılık filosu olduğunu söylüyor. Bu av baskısı denizlerimizdeki balık nüfusunu tehdit eden önemli unsurlardan biri.

Torlak balıkçıların içinde bulunduğu duruma da dikkat çekiyor. “Balıkçılar günlük yaşayan insanlar” diyen Torlak şöyle devam ediyor: “Ben bu işi yarım asra yakın bir süre yaptım. Bir balıkçı sezon başında yaptığı masrafı kurtarma peşindeyse balığın geleceği de onun için pek önemli olmuyor. Çünkü balıkçılar gününü ve senesini kurtarmak istiyor. ‘2021 yılında denizden ne kadar para kazanırım?' Onun hesabı yapılıyor. Balığın geleceğini düşünmek zorundayız. Şimdiye kadar düşünseydik zaten bu noktaya gelmezdik.”

Balıkçı İlyas Torlak

3) ÇİFTLİK BALIKÇILIĞI BİR TEHDİT UNSURU MU?

Söz konusu hamsi olduğunda bir diğer tartışma konusu da çiftlik (kültür) balıkçılığı. Balık çiftliklerinde levrek ve çupra gibi daha büyük balık türlerini üretmek için denizden hamsi balığı çekiliyor. Çünkü hamsi bu çiftliklerde yem olarak kullanılıyor. Peki bu ne kadar doğru ve hamsi popülasyonunu ne derecede etkiliyor? Bu konuda Taner Yıldız ve İlyas Torlak farklı görüşlerde.

“Denge ve denetleme şart!”

“Çiftlik balıkçılığı olmazsa olmaz çünkü balık stoklarımız azalıyor. Balık fiyatları da artıyor” diyen Taner Yıldız, çiftliklerle ilgili ‘denge' ve ‘denetleme' faktörüne dikkat çekiyor:

“Kültür balıkçılığı (aquaculture) sofralara daha uygun fiyatlı balıkların gelmesini sağlar. Çupra, levrek veya diğer alternatif türler yavaş yavaş gelişiyor. Burada aslında gözetilmesi gereken bir denge var. Özellikle çiftliğe giden yemler doğal stoklardan çekilen balıklarla yapılıyor. Bu da bizde büyük oranla hamsiyle oluyor. Karadeniz başta olmak üzere avlanan hamsilerin çok küçük boylu hamsiler olduğunu zaman zaman görüyoruz ve duyuyoruz. Bu yüzden yem fabrikalarına giden hamsinin denetmemesi lazım.”

Aşırı avcılık ve yanlış boyda avcılık yüzünden hamsi stoklarının yıprandığını bir kez daha vurgulayan Yıldız şöyle devam ediyor: “Nasıl bugün Tarım Bakanlığı bir denetleme mekanizması kurmuş ve hamside olumsuzluk tespit etmişse yine fabrikalara giden hamsilerin boylarına bakılması lazım. Kondisyonları nasıl? Fabrikalara ne kadar miktarda gidiyor? Bunları takip etmesi gerekiyor.”

İlginizi ÇekebilirHamsinin geleceği tehlikedeHamsinin geleceği tehlikede

“Bizim böyle bir şansımız yok”

İlyas Torlak ise kültür balıkçılığına tamamen karşı. “Türkiye denizlerinin denizin içinden balığı çekip de başka bir tür yetiştirme şansı yok” diyen Torlak'ın görüşleri şöyle: “Bizim denizlerimiz yetiştiriciliğe uygun değil. Bunu defalarca söyledik. Adeta dilimizde tüy bitti. Küçük balık yoksa büyük balık da yoktur. Eğer bu denizde bu hamsi küçükse bununla birlikte büyüyecek başka balıklar da vardı. Bu tür bir üretim, ekosistemin yapısını tamamen bozar ve bozdu. Kimse bunun farkında değil. Bunu zamanla göreceğiz.”

İlla yetiştiricilik yapılacaksa da bu işi yapan insanların ölçülü olmak zorunda olduğunu kaydeden Torlak, “Denizde yüz ton balık varsa bunun on tonunu verirsin yetiştiriciliğe. Bunu halk yiyecek, yemedi mi o zaman denizde dursun. Başka balık bu balığı yesin de büyüsün. Ancak buna imkân verilmiyor. Siz balığı komple denizden çektiğiniz zaman bu sorunların sonu gelmez” diyor.

ʻʻ
“Bizim denizlerimiz yetiştiriciliğe uygun değil. Bunu defalarca söyledik. Adeta dilimizde tüy bitti. Küçük balık yoksa büyük balık da yoktur.
Balıkçı İlyas Torlak

Hamsi yasağı olmasa ve hamsi uygun boyda olsa avlanan balığın yüzde 30'unun piyasaya gideceğini belirten Torlak, bu balığın yüzde 70'inin yem fabrikalarına gideceği görüşünde. “Bu işte müthiş bir rant var” diyen Torlak, bu işe kendini koşullandırmış bir avcı filosu olduğunu söylüyor.

Tezgahtaki hamsilerin 9 santimetreden küçük olmaması gerekiyor.

4) HAMSİYİ KURTARMAK İÇİN NE YAPMALI?

Yasağın hamsi stoku için çok önemli olduğunu kaydeden Yıldız, “stokların devamında da takip edilmesi çok önemli” görüşünde. Yıldız'a göre hamsi stoku Karadeniz'de fazlasıyla yıpratılmış balık stoklarından sadece bir tanesi. Üstelik bu balığı sadece Türkiye de avlamıyor. Balıkçılık baskısı çok olduğu için bu karar sonrası adına umut vadediyor. Ancak Yıldız karardan ziyade stokları korumaktaki kararlılık ve devamlılığa dikkat çekiyor. “Tarım Bakanlığının stokları takip ettiğini ben biliyordum ama şimdiye kadar böyle bir adım atmıyorlardı” diyen Yıldız'a göre; kota uygulamasının getirilmesi de şart.

“Her tekneye bireysel bir kota tahsis edilerek o kotayı aşmaması yönünde bir avcılık stratejisi geliştirirsek bu karara ek olarak o da çok mantıklı bir hareket olacaktır. Stokların geleceğini böyle koruyabiliriz. Çünkü balık stokları herkese açık bir kaynak. Her tekneye bir kota uygulaması koymazsak avlayabildikleri kadar çok avlıyorlar. Bu da balıkçılık yönetimi açısından gerçekçi bir yaklaşım olmuyor.”

İlginizi ÇekebilirLüfer: Bir balıktan çok daha fazlası... Ve onu kaybediyoruzLüfer: Bir balıktan çok daha fazlası... Ve onu kaybediyoruz

“Seçici ağ kuralı uygulanmalı”

İlyas Torlak ise hem hamsi hem de diğer balıklar için ‘seçici ağ kuralı' vurgusu yapıyor. “Bu işin en radikal çözümü teknelerin avlanabilir standartlarda ağ taşımasıdır” diyen Torlak, sözlerini şöyle noktalıyor: “Bu balıklar ağ ile tutuluyor. Balıkçıya hamsi için dokuz santimetre kuralı koyuyorsunuz. Yasal boyda avlanabilir balık ölçüleri var bildiğiniz gibi. Peki verilen ölçülere göre balıkçıya ağ standartlarının göz açıklığı konusunda bir yaptırım uygulanıyor mu? Hayır. Bu uygulamazsa bu sıkıntı bitmez. Yavru balık sıkıntısı da bu ülkede bitmez. Böyle bir uygulamanın tabii bir maddi karşılığı var ama buna da devlet destek olacak. Şu şartlarda seçici ağ kuralının uygulanması yüzde 100 gereklidir. Bu şekilde her geçen gün zarar ve bu tartışma bitmez.”

Balık boyları için yasal sınırları İBB’nin hazırlamış olduğu tablolardan öğrenebilirsiniz.

4 soruda hamsi yasağı: Kurtarabilecek miyiz?
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Ankara'da Aynı Yolda İki Kaza Meydana Geldi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi
Fatih Altaylı, Hakaret ve Küfür ettiği Polis Memurundan Özür Diledi